Page 70 - Bİ MAGAZİN HAZİRAN 2026
P. 70

70








              SİNAN SOYSAL










              AKLIMDAKI ŞU: DÜNYADAKI TÜM REKLAM KÜTÜPHANELERINI TARAYAN, BAŞARILI

              REKLAMLARIN ORTAK KREATIF KALIPLARINI YAKALAYAN; BUNU REKLAM METNI YAZMA
              TEKNIKLERI VE DAVRANIŞ BILIMIYLE HARMANLAYAN; SONRA BU ÇERÇEVEYLE YAPAY

              ZEKÂ DESTEKLI ÜRETIM YAPAN BIR SISTEM.





             Hook Digital’in kuruluş hikâyesi nasıl başladı?

             Açıkça söyleyeyim: Hook’u “ajans kurmak istiyorum” diye değil, “kendi sorularıma cevap arayacağım bir yer istiyorum” diye
             kurdum. 2018’e kadar ajans tarafında çalışıyordum, işin mekaniğini biliyordum. Beni rahatsız eden şey, herkesin “kaç tıklama
             aldık” sorusunda kalmasıydı. Halbuki asıl ilginç olan soru şuydu: “tüketici neden o kararı verdi — neden tıkladı, neden üye oldu,
             neden vazgeçti?” Dijital reklamcılık benim için bir mecra değil, insan davranışını yakından izleyebildiğim bir laboratuvardı. Ben
             bunu kendi çerçevemde, kendi sorularımla yapmak istiyordum. 31 yaşımda kararı verdim, tek başıma başladım.

             Dijital reklamcılık alanına girme kararını ne tetikledi?
             Karar verme süreçlerine olan etkisi. Çoğu işte bir kararın sonucunu görmek aylar alır, dijitalde günler — bazen saatler. Ama
             burada şunu netleştirmem lazım: “yanlış gidiyor, hemen değiştirelim” diye bir refleks doğru değil. Sağlıklı bir testin en az %80
             güven aralığında olması gerekiyor; yoksa testi erken kapatıp kendi kendini kandırıyorsun. Yani döngü hızlı ama disiplinli. Hipotez
             kuruyorsun, doğru örneklemi bekliyorsun, sonucu okuyorsun, ya bütçeyi büyütüp ölçeklendiriyorsun ya da yön değiştiriyorsun.
             Benim için bu döngünün kendisi bir bağımlılık. Para ya da yaratıcılık işin yan ürünü; asıl bağlandığım şey bu disiplinli öğrenme
             hızıydı.

             Genç yaşta bir ajans yönetmenin en zor tarafı ne oldu?
             İnsanların “Sen daha gençsin” diyebilmek için bir gerekçe aradığını fark etmek. Yaşın küçükken arkanda satabileceğin yıllar
             olmuyor, her şeyi sonuçla kanıtlamak zorunda kalıyorsun. Kolay yoldan güven kazanma şansın yok; o yüzden ya işi gerçekten iyi
             yaparsın ya da yaparmış gibi yapamadığın için yıkılırsın. Bu zorlayıcı bir disiplin ama uzun vadede insanı sağlam yere oturtuyor.
             İlk büyük başarınızı hatırlıyor musunuz? Sizi gerçekten “biz oluyoruz” noktasına getiren an neydi?

             Online seyahat sektöründen bir müşterimiz vardı, üyelik dönüşümü artırmamız gerekiyordu. Klasik yol daha çok bütçe, daha çok
             kanaldır. Biz onun yerine prospect theory’yi — yani kayıptan kaçınma prensibini — kullanarak tek bir cümleyi değiştirdik. “XXX
             TL kazanırsın” yerine “XXX TL cebinde kalır” çerçevesine geçtik. Üyelikler %61 arttı. Tek cümle. O an benim için sembolikti, çünkü
             “biz medya satın alma değil, karar verme tasarlıyoruz” dediğimde ne kastettiğim somutlaşmıştı. Hook’un nasıl bir ajans olacağı
             o gün kafamda netleşti.

             Bugün dönüp baktığınızda kariyerinizde “iyi ki risk almışım” dediğiniz karar hangisi?
             İki tane. Birincisi 2018’de güvenli pozisyonu bırakıp tek başıma başlamak. İkincisi — ki daha az konuşulan ama daha kritik olanı
             — her gelen müşteriyi almamak. Bir noktada şunu fark ettim: yanlış müşteri sadece ekibi yormuyor, doğru müşteriye yer açmıyor.


        HAZİRAN 2026                                                                                                                                                                                                         HAZİRAN 2026
   65   66   67   68   69   70   71   72   73   74   75