Page 37 - BI MAGAZIN EYLUL 2026
P. 37
Bi RÖPORTAJ
37
MURAT ÖZTARHAN, GELİŞTİRDİĞİ İNSAN
APLİKASYONLARI DÜŞÜNCE MODELİYLE
AŞKIN, KISKANÇLIĞIN, BAŞARI ARZUSUNUN,
SOSYAL ÇEVRENİN VE GÖRÜNÜR HAYATLARIN
ARKASINDA ÇALIŞAN SİSTEMLERİ ANLATIYOR.
İnsan neden aynı hataları farklı kişilerle ve farklı zamanlarda tekrar ediyor?
“İnsan aynı hatayı iki kez yapmaz” denir. Ben buna katılmıyorum.
İnsan, içinde çalışan sistemi tanımadığı sürece aynı hatayı farklı kişilerle, farklı şehirlerde ve farklı zamanlarda tekrar yaşayabilir. Değişen
yalnızca isimlerdir. Çalışan aplikasyon aynı kaldığı sürece sonuç da değişmez.
Örneğin sürekli yanlış ilişkilere yönelen bir insan, her defasında karşısındaki kişiyi sorumlu tutabilir. Gerçekten karşı tarafın da hataları
olabilir. Fakat kişinin kendi içinde çalışan onay ihtiyacı, terk edilme korkusu, değersizlik duygusu veya kurtarıcı olma arzusu görülmediğinde
ilişki değişir ama senaryo değişmez.
İnsan geçmişte ne yaşadığını hatırlar; ancak geçmişte yaşananları hangi iç sistemin ürettiğini her zaman göremez. Tekrarın nedeni de
burada başlar.
Kalıcı değişim, yalnızca “Bir daha yapmayacağım” demekle değil, aynı sonucu üreten iç sistemi tanımakla mümkün olur.
Aşk ve ilişkilerde en fazla hangi aplikasyonlarla karşılaşıyoruz?
Aşkın içinde sevgiyle karıştırılan çok sayıda duygu ve davranış sistemi bulunuyor.
Kıskançlığa sevgi, kontrole ilgi, sahiplenmeye bağlılık, bağımlılığa büyük aşk, kendinden vazgeçmeye fedakârlık, ısrara sadakat
denilebiliyor. İnsan yanlış adlandırdığı duyguyu doğru yönetemez.
Bir insan eşinin veya sevgilisinin hayatını sürekli kontrol ediyorsa bunu “Seni çok sevdiğim için yapıyorum” diyebilir. Karşı taraf da bu
davranışı yoğun sevginin işareti zannedebilir. Oysa burada çalışan sistem sevgi değil; kaybetme korkusu, güvensizlik, sahiplik duygusu
veya kontrol ihtiyacı olabilir.
Aşkı suçlamamak gerekir. Aşkın adını kullanarak çalışan sistemi doğru tanımak gerekir.
Çünkü aşk kontrol etmez, insanı kendinden vazgeçmeye zorlamaz, sürekli korku üretmez ve karşısındaki kişinin hayatı üzerinde sınırsız
hak iddia etmez. Bunları yapan, aşkın içine yerleşmiş başka aplikasyonlardır.
Kıskançlık gerçekten sevginin göstergesi değil midir?
Kıskançlık insani bir duygu olabilir. Sevdiğimiz bir insanı kaybetme ihtimali karşısında kısa süreli kıskançlık hissedebiliriz. Ancak bu
duygu davranışlarımızın tamamını yönetmeye başladığında ilişkiye zarar veren bir sisteme dönüşür.
ÜL 2026
EYL ÜL 2026 EYLÜL 2026
EYLÜL 2026
EYL

