Page 62 - BI MAGAZIN EYLUL 2026
P. 62
62
8. Çalışmalarınızda sık sık obje, ışık,
hafıza ve duygu arasında bir ilişki
görüyoruz. Sizin için bir obje ne zaman
yalnızca fonksiyonel olmaktan çıkar?
Bence bir insan onunla duygusal bir ilişki
kurmaya başladığı anda. Çok pahalı veya
çok özel bir obje olması gerekmiyor. Bazen
yıllardır kahvenizi içtiğiniz bir fincan,
annenizden kalan bir servis tabağı ya da
tatilde aldığınız çok basit bir obje inanılmaz
anlamlı olabiliyor. Tasarımla ilgili beni en
çok heyecanlandıran taraf da bu zaten. Bir
şey üretip insanların hayatına bırakıyorsunuz
ve sizden çıktıktan sonra o obje başka
insanların anılarının bir parçası oluyor. Ben
obje tasarlamanın en güzel tarafının biraz
bu olduğunu düşünüyorum.
9. Uluslararası sergiler, ödüller ve farklı
üretim süreçlerinden sonra tasarımcı
kimliğiniz sizce nasıl değişti? Daha az “Bir
obje tasarlayayım” diye düşünüyorum.
Eskiden sonuç daha fazla objenin
kendisiydi. Şimdi objeyi çok daha büyük
bir sistemin parçası olarak görüyorum.
Bir koleksiyon yaparken fotoğrafını,
sergileneceği mekânı, ışığını, hikâyesini,
nasıl üretileceğini, nasıl paketleneceğini,
hatta onunla ilk kez karşılaşan insanın ne
hissedeceğini aynı anda düşünüyorum.
Sanırım zaman içinde tasarımcıdan creative
director tarafına doğru doğal bir geçiş
oldu. Ama tasarımcı tarafımı kaybetmeden.
Çünkü hâlâ bir şeyi gerçekten üretebilmek,
malzemeyi anlamak ve fikri fiziksel dünyaya
indirebilmek benim için çok önemli.
10. Bugün pratiğinizin yeni bir
bölümündesiniz: Table Moments. Ürün
tasarımı, ışık, sanat ve gastronomiden
sonra neden masa?
Aslında benim için soru biraz “Neden
masa?” değil, “Neden bütün yollar sonunda
masaya çıktı?” oldu.
Table Moments yeni bir alana geçtiğim
bir proje gibi hissettirmiyor. Tam tersine,
yıllardır ayrı ayrı yaptığım şeylerin ilk kez
aynı yerde buluşması gibi. Ürün tasarımı
bana objeyi öğretti. Işık atmosferi. Sanat
EYLÜL 2026
EYL ÜL 2026 EYL ÜL 2026
EYLÜL 2026

