Page 109 - Bİ MAGAZIN OCAK 2026
P. 109

Bi SÖYLEŞİ


                                                                                                           109


            K-BEAUTY’DEN GELEN

            YENİ NESİL ANTİ-AGİNG:

            E-50 SOMON EKSOZOM





            K-Beauty; Kore’nin sağlıklı, dengeli ve uzun vadeli cilt kalitesini hedefleyen
            bilim temelli güzellik anlayışını ifade ediyor. Bu yaklaşımın modern anti-aging
            uygulamalardaki en güncel yansımalarından biri ise eksozom teknolojileri.
            Medikal Estetik Hekimi Dr. Gökçe Haspolat Akyıldız ile, K-Beauty felsefesini
            temel alan yeni nesil uygulamalardan E-50 Somon Eksozomu konuştuk.




             Anti-Aging’de K-Beauty Etkisi: Eksozom Teknolojileriyle Yeni Dönem
             Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan K-Beauty yaklaşımı, anti-aging anlayışını da önemli ölçüde dönüştürdü. Kore’nin
             cilt bakımına bakışı; yalnızca parlak bir görünüm değil, sağlıklı ve uzun vadede güçlü bir cilt yapısını hedefleyen bilim
             temelli uygulamalara dayanıyor. Bu yaklaşımın estetik tıptaki en dikkat çekici yansımalarından biri eksozom teknolojileri
             oldu. Eksozomlar, cilt hücreleri arasında iletişimi sağlayan ve yenilenme sürecini destekleyen mikroskobik yapılardır. Cildin
             kendi onarım mekanizmalarını harekete geçirerek zaman içinde cilt kalitesinde belirgin ve sürdürülebilir bir iyileşmeye katkı
             sağlar.
             Eksozom Teknolojilerinde Doğru Kaynak: Somon Eksozomların Avantajı

             Eksozom teknolojilerinde kaynağın seçimi, güvenlik ve biyouyumluluk açısından kritik öneme sahiptir. Bu noktada somon
             kaynaklı eksozomlar öne çıkar. Somonlardan insanlara hastalık ve viral bulaşma riskinin düşük olması, bu kaynağı güvenlik
             açısından avantajlı hale getirir. Aynı zamanda somon eksozomlarının insan eksozomlarına oldukça benzer bir yapıya
             sahip olması, taşıdıkları yenileyici mesajların cilt hücrelerine dengeli ve etkili şekilde iletilmesini mümkün kılar.
             Kore’de somon, hem beslenme hem de biyoteknoloji alanında uzun süredir üzerinde çalışılan önemli bir kaynaktır. Anti-
             aging uygulamalarda tercih edilmesinin temel nedeni ise sahip olduğu zengin biyolojik içeriğidir. Somon DNA’sı; doğal
             peptitler ve nükleotitler açısından zengindir. Bu bileşenler eksozomlar aracılığıyla
             taşındığında stabilitesini korur ve ciltte daha etkin bir biyolojik yanıt oluşturur. Bu süreç,
             cilt elastikiyetinin ve genel doku kalitesinin desteklenmesine katkı sağlar.

             E-50 Somon Eksozom ile Yeni Nesil K-Glow
             Bu bilimsel altyapının klinik uygulamalara yansıyan önemli örneklerinden biri E-50
             Somon Eksozomdur. Güney Kore’de geliştirilen bu özel formül, somon kaynaklı
             eksozom teknolojisini temel alırken; büyüme faktör kompleksleri, peptitler, glutatyon, C
             vitamini, sodyum hyaluronat, sodyum DNA, niasinamid ve pantenol gibi destekleyici
             bileşenler içerir. Bu çok bileşenli yapı, hücresel yenilenme süreçlerinin daha etkin
             şekilde desteklenmesini amaçlar.

             E-50 Somon Eksozom uygulamaları; cilt dokusunun daha pürüzsüz görünmesine, ton
             dengesinin desteklenmesine ve ince çizgi ile kırışıklıkların görünümünün azalmasına
             katkı sunar. Uygulama sonrasında cilt daha canlı hissedilirken, belirgin bir kızarıklık ya
             da günlük yaşamı kısıtlayan bir iyileşme süreci gerektirmez.
             E-50 Somon Eksozom ile uygulandığında bu yaklaşım K-Glow Protokolü olarak
             adlandırılır. K-Glow Protokolü, cilt kalitesini uzun vadede iyileştirmeyi hedefleyen
             bütüncül bir uygulamadır. Cilt tonu daha dengeli bir görünüm kazanırken, doku yapısı
             daha homojen hale gelir ve cildin doğal ışıltısı desteklenir. E-50 Somon Eksozom, tek
             başına ya da enerji bazlı cihazlarla birlikte uygulanabilir. Özellikle lazer ve enerji
             bazlı işlemler sonrasında kullanıldığında, cildin daha hızlı toparlanmasına ve daha
             konforlu bir tedavi sürecine katkı sağlar.


                                                                                                       OCAK 2026
   104   105   106   107   108   109   110   111   112   113   114