Page 107 - Bİ MAGAZIN OCAK 2026
P. 107
Bi RÖPORTAJ
107
YILLAR BOYU GÜVENLE:
SAF TOKSİN
Estetik uygulamalarda artık yalnızca anlık sonuçlar değil, uzun vadeli
etki de konuşuluyor. Günümüzde hedef; bugün alınan sonucun, yıllar
sonra da aynı tutarlılıkla devam edebilmesi. Dermatoloji Uzmanı
Doc. Dr. Demet Akpolat ile, bu bakış açısıyla toksin uygulamalarında
giderek daha fazla önem kazanan “saf toksin” yaklaşımını konuştuk.
DR. DEMET AKPOLAT
DERMATOLOJİ UZMANI
Sa ık Neden Önemli?
Toksin uygulamaları, dermatoloji pratiğinde en sık başvurulan
işlemler arasında geliyor. Alın, kaş arası ve göz çevresi gibi
mimik kaslarının yoğun çalıştığı alanlarda, bu uygulamalarla etkili
sonuçlar elde etmek mümkün. Üstelik toksin uygulamaları çoğu
zaman tek seferlik değil; yıl içinde birkaç kez tekrarlanan ve uzun
yıllar boyunca devam eden işlemler.
Ancak son yıllarda, özellikle pandemi sonrası dönemde dikkat
çeken bir tabloyla daha sık karşılaşıyoruz. Bazı danışanlarda
toksinin etki süresinin belirgin şekilde kısaldığını, bazılarında ise
uygulamaya alınan yanıtın giderek azaldığını gözlemliyoruz.
Hatta, uygulama yapılmasına rağmen kırışıklıklarda hiç düzelme
elde edilemeyen ve toksin direnci olarak tanımlanan vakalarla
karşılaşmak da mümkün.
Peki bunun nedeni ne olabilir? Toksin mi zayı ıyor, vücut mu
alışıyor, yoksa mesele bambaşka mı?
Aslında cevap, toksinlerin yapısında yer alan ilave ve gereksiz proteinlerde gizli. Bazı formülasyonlarda, etkiyi sağlayan ana
molekülün yanında bağışıklık sistemini gereksiz yere uyarabilen ek proteinler bulunabiliyor. Uygulamalar tekrarlandıkça, bağışıklık
sistemi bu proteinleri tanımaya başlayabilir ve zamanla toksine “yabancı” olarak algılayarak antikor üretimi geliştirebilir. Bu
antikorlar klinikte etki süresinin kısalması, beklenen yanıtın alınamaması ya da toksin direnci olarak karşımıza çıkar.
O halde yalnızca bugünkü sonucu değil, bu sonucun yıllar sonra da aynı güvenle devam edebilmesini sağlayacak bir yaklaşımı
benimsemek gerekir.
Saf toksin yaklaşımı, tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor.
Yeni Nesil Saf Formül
Saf toksin yaklaşımı; ilave ve gereksiz proteinlerden arındırılmış, sadeleştirilmiş bir formülasyon anlayışına dayanır. Amaç,
bağışıklık sistemini gereksiz yere uyarmadan, daha tutarlı ve öngörülebilir bir etki elde edebilmektir. Klinik gözlemlerde, bu
yaklaşımın uzun vadeli uygulamalarda daha dengeli sonuçlar sunduğu görülmektedir.
Sonuç olarak, saf toksin uygulamalarını yalnızca bugünün estetik sonucu olarak değil; yıllar sürecek bir süreç olarak değerlendirmek
gerekir. Bu nedenle içerik seçimi, uygulamanın kendisi kadar önemlidir. Saf toksin yaklaşımı, vücutla çatışmak yerine onunla
uyum içinde ilerlemeyi hede eyen bilinçli bir tercih olarak öne çıkar.
Bugün toksin uygulamalarını bir kez değil, yıllar boyunca yaptırdığımızı düşündüğümüzde; içerik seçiminin ne kadar kritik olduğu
daha net anlaşılır. Saf toksin, bu uzun yolculukta vücutla çatışan değil, onunla uyum içinde ilerleyen bilinçli bir tercihtir.
OCAK 2026

