Page 92 - Bİ MAGAZİN HAZİRAN 2026
P. 92
92
Gamze Çelik Yetişkin
PR SEKTÖRÜNDEN FOTOĞRAFÇILIĞA UZANAN YOLCULUĞUNDA DUYGULARI ODAĞINA
ALAN GAMZE ÇELİK YETİŞKİN, BUGÜN ANNE-ÇOCUK FOTOĞRAFÇILIĞI ALANINDA
SICAK VE SAMİMİ KARELERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR. STUDİO MAY İLE HAYALİNİ GERÇEĞE
DÖNÜŞTÜREN BAŞARILI FOTOĞRAFÇIYLA İLHAM VEREN HİKÂYESİNİ KONUŞTUK.
Sizi diğer fotoğrafçılardan ayırdığını düşündüğünüz en belirgin detay ne? Eski bir PR’cı ve iletişimci olmamın getirdiği avantajla,
çekim sürecindeki iletişim yaklaşımım diyebilirim. Ailelerin, özellikle de o en hassas dönemlerinde, kamera karşısında kendilerini
rahat ve güvende hissetmeleri için doğru iletişimi kurabilmek en büyük farkım.
Sosyal medyada gördüğümüz o sıcak ve samimi atmosfer aslında sizin karakterinizi de yansıtıyor mu?
Bence kesinlikle yansıtıyor. Ben her zaman hisleri ve duyguları çok önemseyen bir insan oldum. Fotoğraflarımda teknik detaylar
arasında kaybolmak yerine hep o anki saf duyguyu yakalamaya odaklanıyorum. Sayfamda yakaladığım o sıcaklık, aslında ailelerle
kurduğumuz samimi bağın ve o anki atmosferin bir yansıması.
Ünlü isimlerle çalışmak size nasıl deneyimler kattı? Ünlü isimlerin çocuklarının fotoğraflarını çekmekle ilgili çok soru alıyorum. Zaten
işleri gereği sürekli büyük prodüksiyonların, kameraların ve spot ışıklarının altında olan bu isimlerin, en doğal, en yalın ve en özel
aile anlarına şahitlik etmek çok keyifli. Kamera önündeki profesyonelliklerini, süreçleri yönetiş biçimlerini gözlemlemek bana harika
deneyimler kattı; ancak benim için en değerlisi onların o star kimliklerinden sıyrılıp sadece “anne ve baba” oldukları o saf anları
fotoğraflayabilmek.
Kamera karşısında rahat olmayan insanları nasıl konforlu hissettiriyorsunuz?
Bu tamamen kişiye özel bir yaklaşım gerektiriyor. Bazı insanlar sıcak bir sohbetle, samimi bir bağ kurunca çok rahatlayıp
kendiliğinden pozlar verebiliyor. Bazı insanlar ise tam tersi, alanlarına ve mesafelerine saygı duyduğunuzu hissettiklerinde size
güvenip rahatlıyorlar. İletişimci kimliğim burada devreye giriyor; karşımdaki kişinin neye ihtiyacı olduğunu analiz edip ona göre
bir konfor alanı yaratıyorum.
Bazen tek bir kare insanın yıllar sonra dönüp baktığı en kıymetli hatıraya dönüşüyor… Sizce fotoğrafın gerçek gücü nedir?
Fotoğrafın gerçek gücü, zamanı durdurabilmesinde ve anıları dondurabilmesinde saklı. Yıllar geçiyor, insanlar değişiyor, çocuklar
büyüyor... Ama o kareye baktığınızda sadece o anı görmüyorsunuz; o günkü kokuyu, o anki heyecanı, o mutluluğu yeniden
hissediyorsunuz. Fotoğraf, hafızamızın en sadık koruyucusudur; onun gücü zamanda yolculuk yaptırabilmesidir.
HAZİRAN 2026 HAZİRAN 2026

