Page 57 - Bİ MAGAZIN MART 2026
P. 57
Bi RÖPORTAJ
57
Türkiye’deki markaların global seviyeyi yakalayabilmesi için atması gereken
ilk adım ne?
Türkiye’deki en büyük eksiklik teknoloji değil, bakış açısı. Bu farkı
kapatmanın ilk adımı, yapay zekayı bir trend değil, iş modelinin
merkezine yerleştirmek. Bir marka düşünün: sosyal medya içeriğini AI ile
üretiyor ama müşteri kazanım sürecini, satış hunisini, randevu yönetimini
hala manuel yürütüyor. Bu, Ferrari’nin motoruna bisiklet tekerleği takmak
gibi bir şey. Gelecekte rekabet avantajı, AI kullananlarda değil; onunla
çalışan bir büyüme sistemi kuranlarda olacak.
“Ferrari’nin motoruna bisiklet tekerleği takmak gibi — AI ile içerik üretip,
satış sürecini manuel yürütmek tam olarak bu.”
Önümüzdeki 5 yıl içinde sektörde en radikal değişim sizce nerede olacak?
Uçtan uca otomasyon ve gerçek zamanlı kişiselleştirme tarafında.
Markalar artık sadece kitlelere değil, her kullanıcıya özel anlık
deneyimler sunan, 7/24 yaşayan yapılara dönüşecek.
Yapay zeka tüm operasyonel yükü üstlenirken, insan faktörü çok daha
stratejik ve yaratıcı bir noktaya evrilecek. Bugün dijital pazarlama
uzmanı dediğimiz rol 5 yıl sonra tamamen farklı bir anlam taşıyacak.
O kişi artık içerik yazan değil, AI sistemlerini orkestra eden bir stratejist
olacak. Geleceğin kazananları, insan gücünü fiziksel olarak büyütmek
yerine, akıllı sistemlerle dijital olarak ölçeklenen markalar olacak.
Türkiye’de markaların dijital pazarlamada yaptığı en kritik hata nedir?
Dijital pazarlamayı bir iletişim kanalı olarak görmeleri. Oysa bugün
dijital, sadece görünürlük değil, müşteri kazanımı ve veri üretimi
sağlayan bir büyüme sistemidir. Birçok marka içerik paylaşıyor, reklam
veriyor ama arka planda veri toplamıyor, analiz etmiyor ve bu veriyi
karar süreçlerine dahil etmiyor. Sonuç olarak pazarlama yapılıyor ama
öğrenme gerçekleşmiyor. Gerçek büyüme, içerik üretmekten değil, veriyi
okuyup sistemi sürekli optimize etmekten gelir.
“Gerçek büyüme, içerik üretmekten değil, veriyi okuyup sistemi sürekli
optimize etmekten gelir.”
Yapay zeka ve teknoloji alanında kadın girişimci olmak sizin için nasıl bir
deneyim?
Yapay zeka ve teknoloji dünyası hala erkek ağırlıklı bir sektör. Ama
ben bu durumu bir engel değil, bir fırsat olarak görüyorum. Bir kadın
girişimci olarak bu alanda en büyük farkın duygusal zeka ile yapay
zekayı birleştirebilmekten geçtiğine inanıyorum. Teknoloji ne kadar
gelişirse gelişsin, onu anlamlı kılan insanla kurduğu bağdır. Kadın bakış
açısının getirdiği bütünsel ve detaycı yaklaşım, AI sistemlerini soğuk
kodlar olmaktan çıkarıp, markayı ve kullanıcıyı gerçekten anlayan
yaşayan sistemlere dönüştürüyor.

