Page 4 - Bİ MAGAZIN MART 2026
P. 4

4





















           YOKUŞ BAŞINDA KALAN KALBİM


           İstanbul’un o ağır, gri ve insanın omuzlarına çöken havasından kaçıp, meslek
           hayatımın en uzun soluklu yıllarını hayatıma katan Bodrum’a sığındım. Bazen
           insan  bir  şehre  değil,  bir  hissin  peşine  düşüyor.  Benimki  de  biraz  öyle  oldu.
           Direksiyon başında geçen saatler düşündüğümden iyi geldi; yol uzadıkça zihnim
           hafifledi, şehir geride kaldıkça içimde bir ferahlık açtı.
           Fakat Bodrum Yarımadası’na girer girmez tanıdık bir manzara karşıladı beni.
           Bitmek bilmeyen yol çalışmaları… Tam otuz beş yıldır değişmeyen bir hikâye.
           Yollar adeta mayın tarlası gibi. Şaka yollu “Şeytanla iş birliği yapsam, tamircilerle
           ortak çalışıyorlar diyeceğim” demek geçiyor insanın içinden. Ama kızgınlık da
           Bodrum’a uzun süre tutunamıyor. Çünkü bu toprakların insanı kendine has bir
           sabra sahip; belki de denizin mavisi öfkeyi törpülüyor.
           Ve sonra o cümle çınlıyor kulaklarımda:
           Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın yıllar önce söylediği o ölümsüz söz…
           “Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin.
           Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin.
           Senden öncekiler de böyleydiler.
           Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler.”
           Gerçekten de öyle. Bodrum’a her gelişimde, aklımın bir parçasını yine burada
           bırakıyorum. Deniz başka, ışık başka, zamanın akışı bile başka. İnsan burada
           hem yoruluyor hem iyileşiyor; hem şikâyet ediyor hem vazgeçemiyor. Belki de
           Bodrum’un büyüsü tam olarak bu çelişkide saklı.                    Suat Ekiz
           Bir yandan da Ramazan ayının o yumuşak ve birleştirici ruhu sarıyor her yeri. İftar
           davetleri ardı ardına geliyor. Dernekler, vakıflar, hayır sofraları… Aynı masada   Bimagazin Dergisi
           buluşan farklı hayatlar. Paylaşılan bir hurma, edilen bir dua, uzatılan bir destek
           eli. Bu sofralar sadece açlığı değil, kalplerdeki mesafeyi de gideriyor sanki.  Yayın Yönetmeni
           Doğaya umut olan projelere, çocukların eğitimine, depremzedelerin yaralarına,
           pati dostlarının yaşam mücadelesine katkı sağlayan o güzel organizasyonlar…
           Ramazan’ın bereketi, dayanışmayla çoğalıyor. Yardımın en zarif hali belki de
           bu: Gösterişsiz ama etkili.
           Bodrum’un tozu, yolu, eksikleri var; kabul. Ama kalbi de var. Tıpkı Ramazan
           sofraları gibi… Kusurlu ama samimi. Yorucu ama vazgeçilmez.
           Belki de hayat tam olarak bundan ibaret:
           Bir şehirden kaçarken başka bir şehre sığınmak,
           Yol çalışmaları arasında sabrı öğrenmek,                              İnstagram / bimagazin
           Bir iftar sofrasında yeniden umut etmek…
                                                                                 YouTube / Bimagazin
           Ve her seferinde, yokuş başında kalbimizi biraz daha geride bırakmak.  Web / www.bimagazin.com






         MART 2026
   1   2   3   4   5   6   7   8   9